Bir Bulut Olsam

Bir Bulut Olsam 20 Mayıs 2009 17:47 ​Güzelyurt adlı bir sınır kasabasında hayat sakin bir şekilde akarken kasabanın en büyük ve görkemli konağında hastalıklı ve tutku dolu bir aşk yaşanmakta, ve bu karşılıksız aşka tanık olanların kanını dondurmaktadır….

Belediye başkanı Aslan Bulut (Ünal Silver) ve ailesi kendi kurdukları bu düzende yaşarken bir gün kasabaya gelen doktorun olayların içine dahil olmasıyla, taşlar yerinden oynayacak, kurulu düzen değişecektir. Kol kırılır yen içinde kalır mı? Kalmaz. Bundan sonra hiçbirşey eskisi gibi olmaz…

On yıldır dünyanın sorunlu bölgelerinde BM' in sağlık programlarında çalışan Dr.Serdar Batur (Engin Altan Düzyatan) son olarak Güzelyurt adlı mayınlı bölgenin kıyısında yeralan bir sınır kasabasına gelir. Uzmanlık alanı cerrahi olan Dr. Serdar bir taraftan bölgenin sağlık ocağında doktorluk yaparken, diğer tarafta Birleşmiş Milletlerin bir görevlisi olarak sivillerden oluşan bir grup gönüllü ile mayınlı sahada çalışmalar yapmaktadır. Dr. Serdar'ın İstanbul'da yaşayan annesi İnci Hanım (Meral Okay) ve aile dostları hem Serdar'ı ziyaret etmek için hem de güvenli bir sahada yeni okul yaptırmak için Güzelyurt'a ziyarete gelirler… Aynı gün bölgenin sevilen, sayılan kişilerinden Belediye Başkanı Aslan Bulut'un büyük oğlunun düğününe davetlidirler. Hep beraber düğüne giderler.İşte asıl olaylar ve akıl almaz bir trajedi eğlenmek için gittikleri bu düğünde başlayacaktır…

Bu şaşalı düğünde yemekler yeniyor, halaylar çekiliyor,silahlar patlıyor,insanlar hayranlıkla olan biteni izliyorken tam bu sırada acaip bir dalgalanma olur,önce çığlıklar duyulur, zılgıtlar kesilir, avluyu bir ölüm sessizliği kaplar…

Şaşalı başlayan düğün karakolda biter. Düğünde patlayan birtakım gerilimli olaylardan sonra Serdar kendini damat Deli Mustafa (Engin Akyürek) ile karşı karşıya bulacak, saplantılı ve karşılıksız bir aşkın tam ortasına düşecektir. Mustafa'nın babası Aslan Bey hem oğlunu Narin'e olan bu hastalıklı sevdadan kurtarmak için hem de Narin'i Mustafa'dan korumak amacıyla oğlunu yeniden evlendirme karar verir. Mustafa'nın bütün karşı koymalarına rağmen onu fakir bir köyde yaşayan ve uzaktan akrabaları olan güzel ve hırslı Asiye Aslıhan Gürbüz) ile evlendirir.

Düğün günü karşı pencereden bakan bir çift masum göz, ürkek bir kız Narin (Melisa Sözen) ise amcasının oğlu deli Mustafa ile iki yıl önce zorla evlendirilmiş.Çok zülüm görmüş, kaçmaya çalışmış ama çığlıklarını kimse duymamış. Narin Mustafa'dan kaçtıkça Mustafa'nın ona olan tutkusu saplantılı bir hal almış.Ve kıza zaman zaman şiddet uygulamaya başlamış. Narin'i bazen ayaklarından zincirlerle ahıra bağlamış, bazen okula kestirme olsun diye mayınlı bölgeden yürüyerek giden bebelerin başına sürmüş..Narin ise kaderine boyun eğip hergün bulutlarla ve yüce rabbiyle konuşup hep dua etmiş…Taaki uzaklardan gelen Dr.Serdar onun dramıyla yüzyüze kalıncaya kadar…

Bundan sonra Serdar ve annesi İnci hanım Narin'i içinde bulunduğu işkenceden kurtarmak için çabalayacak ancak Mustafa hastalıklı bir şekilde aşık olduğu kızın peşini bırakmayacak, ortalığı cehennem ateşi ile yakacaktır. Diğer yandan yeni gelin Asiye'nin (Aslıhan Gürbüz) konakta tutunma mücadelesi başlar. Asiye kocası Mustafa'yı elinde tutmak için rakibi olarak gördüğü Narin'den kurtulmanın planlarını yapacaktır. Yaşamak için öldür içgüdüsü onun hayata tutunma düsturu olacaktır…

Olaylar yerel gazetelere ve bütün ahalinin diline düşer. Aslan bey birtaraftan ortalığı yatıştırmakla diğer taraftan onurunu, maddi manevi, siyasi çıkarlarını korumakla uğraşır. Mustafa ve Serdar arasında soluk soluğa bir çatışma başlar. Aynı şekilde Narin ve ailesi huzurlu bir hayat için mücadele verirken, Mustafa'nın yanı sıra Asiye'den gelecek belalardan korunmak için uğraşacaklar..

Güzelyurt'ta ticaret sınırın diğer tarafından kaçak yolla gelen mallarla devam eder ve hayat rutin bir biçimde sürerken, diğer taraftan mayına basıp ölen, sakat kalan insanlarının acısı ve dramı olağan bir şekilde sürmektedir….